Dünya Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

Öğretmenlerin Statüsü ve Dünya Öğretmenler Günü

Eğitim, toplumların gelişiminde ve ilerlemesinde temel bir unsur olarak kabul edilir. Bu önemli görevin arkasındaki en önemli aktör olan öğretmenleri ve öğretmenlik mesleğini onurlandırmak ve bu önemli görevi kutlamak için her yıl 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olarak seçilmiştir.

Bu özel günün kökeni 5 Ekim 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı“nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi“nin oy birliği ile kabul edilişine uzanır.

Öğretmenler Günü, aynı zamanda öğretmenlerin mesleklerine ve emeklerine saygı gösterme fırsatı sunar. Öğretmenlik, sadece bilgi aktarmaktan çok daha fazlasını gerektiren bir meslektir. Öğretmenler, her gün farklı ihtiyaçlara sahip öğrencilerle karşılaşır ve bu öğrencilere en iyi eğitimi sunmaya çalışırlar. Öğretmenler ayrıca sürekli olarak kendilerini geliştirmek, öğretim metotlarını güncellemek ve öğrencilerin öğrenme süreçlerini desteklemek için çaba harcarlar. Bu nedenle, Dünya Öğretmenler Günü, öğretmenlerin mesleklerine olan bağlılıklarını ve fedakarlıklarını kutlamak için bir fırsattır.

İçi boş, kutsayıcı ve somut karşılığı olmayan sözler yerine, doğrudan bu tarihi belgede yer alan ifadeler ile hem öğretmenlerimizin gününü kutlamak hem de bunu fırsat bilerek bu belgeden bazı maddeleri anımsatmak isteriz.

Bu metin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 26. maddesine, Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 5, 7 ve 10. maddelerindeki ilkelere ve halklar arasında gençlerdeki barış, karşılıklı saygı ve anlayış ülkülerinin geliştirilmesine ilişkin Birleşmiş Milletler Bildirgesi ilkelerine uygun olarak, devletlere düşen herkese uygun bir eğitim sağlama sorumluluğunun bilinciyle;

Öğretmenlerin eğitimin ilerlemesindeki temel rolünü ve onların insan kişiliğinin ve çağdaş toplumun gelişmesindeki katkısının önemini kabul ederek;

Öğretmenlere bu role yakışır bir statü sağlamak isteğiyle;

Öğretmenlere uygulanabilen yürürlükteki uluslararası sözleşmelerin ve özellikle, Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı’nca kabul edilen 1948 tarihli (ve 87 sayılı) Sendika Özgürlüğü ve Sendika Hakkının Korunması Sözleşmesi, 1949 tarihli (ve. 98 sayılı) Örgütlenme Hakkı ve Toplu Pazarlık Sözleşmesi, 1951 tarihli (ve 111 sayılı) Ayrımcılık Sözleşmesi (İstihdam ve Meslek) ile Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü Genel Konferansı’nca kabul edilen 1960 tarihli Öğretim Alanında Ayrımcılığa Karşı Savaşım Sözleşmesi kurallarını not ederek;

Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü ile Uluslararası Eğitim Bürosu’nca ortaklaşa çağrılan Halk Eğitimi Uluslararası Konferansı’nın kabul ettiği ilk ve orta öğretim öğretmenlerinin yetiştirilmesi (eğitimi) ve statüsünün çeşitli yönlerine ilişkin Tavsiyeleri ve Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü Genel Konferansı’nca 1962’de kabul edilen Teknik ve Mesleksel Öğretime İlişkin Tavsiye’yi de not ederek;

Öğretmenleri özellikle ilgilendiren sorunlara ilişkin kurallar aracılığıyla var olan normları tamamlamak ve özellikle öğretmen açığına çare bulmak dileğiyle hazırlanmıştır.

  • Öğretimin ilerlemesinin büyük ölçüde öğretmen kitlesinin niteliklerine ve yeteneğine, bu kitlenin üyelerinden her birinin insani, eğitsel ve mesleksel niteliklerine bağlı olduğu kabul edilmelidir.
  • Öğretmenlerin statüsü, eğitim alanında ulaşılacak amaç ve hedefler göz önüne alınarak, bu konudaki gereksinmelere yakışır (uygun) olmalıdır; bu amaç ve hedeflere ulaşılması için, öğretmenler hakça bir statüden yararlanmalı ve öğretmenlik mesleği, hak ettiği kamusal saygınlığı görmelidir.
  • Öğretmenlerin çalışma koşulları, eğitimin en yüksek derecede etkililiğini sağlayacak nitelikte olmalı ve öğretmenlere, kendilerini tümüyle mesleksel uğraşlarına adama olanağı vermelidir.
  • Öğretmenlerin mesleksel yetiştirilmesi ve yetkinleştirilmesi alanında, eşgüdümlü, sistematik ve sürekli bir araştırma ve eylem zorunludur; bu eylem ve araştırma, araştırmacılar arasında uluslararası planda işbirliğini ve araştırma sonuçlarının değiş tokuşunu içermelidir.
  • Geleceğin öğretmenleri, kendilerine yetiştirme kurslarını izleme ve doğru dürüst yaşama olanağı sağlayacak burslardan yada mali bir yardımdan yararlanabilmelidirler; yetkili makamlar, olanaklar ölçüsünde, parasız bir yetiştirme sistemi oluşturmaya çaba harcamalıdır.
  • Öğretmenlere niteliklerini geliştirmelerine, etkinlik alanlarını değiştirme yada genişletmelerine, (mesleklerinde) yükselme isteği öne sürmelerine ve içeriği kadar yöntemleri için de, kendi disiplinlerinde ve kendi öğretim alanlarında gerçekleştirilmiş ilerlemelerden bilgilenmelerine olanak veren kurslar düzenlenmeli ve başka önlemler alınmalıdır.
  • Mesleksel süreklilik (istikrar) ve istihdam (iş) güvencesi, öğretmenin çıkarı (yararı) için olduğu kadar öğretiminki için de kaçınılmazdır ve bunlar, okul (eğitim) sisteminin bütününün yada bir bölümünün örgütlenişinde değişiklikler yapıldığı zaman bile güvence altına alınmalıdır. Öğretmenler, mesleki durumlarını yada kariyerlerini etkileyecek nitelikteki keyfi eylemlere karşı etkili bir biçimde korunmalıdır.
  • Öğretmenler ve öğretmen örgütleri yeni programların, ders kitaplarının ve öğretim araç ve gereçlerinin hazırlanmasına (geliştirilmesine) katılabilmelidirler.
  • Öğretmenlerin ücretleri öğretmenlik işlevinin ve dolayısıyla bu işlevi yerine getirenlerin toplum için taşıdığı önem kadar, göreve girişinden başlayarak öğretmene düşen her tür sorumluluğa yakışır olmalıdır.
  • Öğretmenlere, kendi mesleksel örgütleriyle tam anlaşarak oluşturulan aylık basamakları temeline dayanan ücret verilmelidir. Nitelikli öğretmenlere, hazırlık (deneme) süresinde yada geçici olarak çalıştırıldıklarında, hiçbir durumda asıl olarak atanmış öğretmenlerin ücretinden daha düşük bir oranda ücret verilmemelidir.
  • Sosyal güvenlik önlemleri; tıbbi yardımlar, hastalık, işsizlik ve yaşlılık yardımları, iş kazası ve meslek hastalıkları yardımları, aile yardımları ve doğum, sakatlık ve sağ kalanlar (dul ve yetimler) yardımları ile ilgili olarak Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 1952 tarihli Sosyal Güvenlik (Asgari Norm) Sözleşmesi’nde belirtilen tüm risklere karşı öğretmenleri korumalıdır.

Belgenin orijinaline aşağıdan erişebilirsiniz.

Please Login to Comment.

Scroll to top
%d bloggers like this: